Ana içeriğe atla

Bakış Açılarıyla Baba ve Evlatlar

Daha önceki yazımda da söylediğim gibi herkesin bir hayat penceresi vardır ve herkes farklı bakış açılarına sahiptir. Resim derslerinde de öğretildiği gibi, ortaya bir kase meyve konur etrafına toplanılır. Herkesin kaleminden de farklı görüntüler ortaya çıkar. Konulara da farklı yaklaşımlar sergileriz.

Ailede en küçük olan benim. Kuzenlerimin arasında da en küçük benim. Bir amcamın tabiriyle tekne kazıntısı. Bir abim var. Çok ama çok sevdiğim  ve değer verdiğim. Bir de annem ve babam. onlarsız hayatımı düşünemiyorum. Annem ev hanımı dolasıyla yaşantımızda zorluklar oldu. Maddi ve manevi anlamda. Abimle aramda yaş farkı var bu nedenle çoğunlukla fikir ayrıcalığı yaşadık ve tabiri caizse pek çok ailede olduğu gibi kedi köpek gibiydik. Ha tabi babam akşam eve gelince omuz omuza dururduk. :)

Bazı noktalar yıllar sonrasında daha net görülüyor. Babam tek maaşla büyüttüğü için tek sorumluluğun yükün onda olduğunu, bugünlere sadece onun sayesinde geldiğimizi düşünüyor. Bana göreyse durum farklı. İlk olarak eğitim öğretim hayatım boyunca hep yük olmaktan, fazlasını istemekten kaçındım. Herkes 24lü pasteller, açılabilir kalemliklere sahipken hiçbirinde gözüm olmadı. kıyafet alırken, pahalısını istemedim, istediğimdeyse yıllarca giydim. Eskitene kadar. Dershanem makul ücretli olanlardandı. Elbette bunların hepsi paraydı, çocuk okutmak, kitaplara para yetiştirmek zordu. Bunlar kesinlikle göz ardı edilecek şeyler değil. Çok şükür ki okuyabildik. Burada detayına girmeden söylemek isteyeceğim bir şey vardı, Allah gerçeği biliyor ya, annemden duyduğumla, kendi çocuk aklımla gördüklerimle ve yıllar sonra bile bazı aile fertlerimin de onayıyla bildiğim bir şey var, başkalarına da para gitti. Elbette kanından canından birine yardım etmek önemli. Burada soru şu, gerçekten yardımsız yapamazlar mıydı? Bilmem hangi markanın eşyasını almayınca olmaz mıydı? Her yük taşınmaz, biliyorum benim babam taşıdı o ağır yükü. Kendi ailesiyle.

Eğer bir yuva kuruyorsanız ve evlat yetiştiyorsanız, onların hakkı olduğunu unutmayınız. Eğitim öğretim zaten benim,bizim hakkımızdı.  Hiçbir zaman, hiçbir şeyin fazlasında da gözüm olmadı. Buna karşılık hayatımda bazı şeylerden de feragat ettiklerim oldu. Hep arkadaşlarım kimdi diye soruldu, hep anlattım, lisede de okul-dershane dışında herhangi bir cafeye, oraya buraya da gitmedim. Üniversite de babam yurda zamanında dön dedi, pek çok aktiviteye katılmayıp yurda dönmeyi seçtim. Babam hep çevre edin derdi. Ama olmadı. Hep ona dikkat et, bunu öyle yapma, şunu öyle yapmayla hiçbir şey öğrenemedim. Pişman mıyım? Hayatımı farklı yaşasaydım bugun ki ben olmazdım.

Babam bir yük taşıyordu evet, buna rağmen kanından, canından olduğu için zorunda olmadığı halde başka yük de taşıyordu ve bunlar yaşanırken hep destek oluyor muyduk evet oluyorduk. Sonuna kadar hem de. Peki bunu görmemek niye? aynı şeye bakıyoruz. çok mu zor hakkını vermek , farklı bakmak.

Yorumlar